Avian Influenza

 

 

Tavuk vebası, kuş gribi olarak adlandırılan hastalık; evcil ve yabani kanatlı hayvanların çoğunda solunum ve sindirim sistemine ait belirtilerle birlikte yüksek oranda bulaşma ve ölümle seyreden, insanlardaki grip benzeri bir hastalıktır.

Kanatlılarda  Influenza A virusları Yüksek Patojeniteli (HPAI) ve Düşük Patojeniteli (LPAI) diye iki şekildedir. Yüksek Patojeniteli olanlar; ciddi hastalık oluştururlar, Ölüm oranı % 100’e ulaşabilir, H5 ve H7 alt tipleri vardır. Ancak tüm H5 ve H7 alttipleri HPAI değildir. IVPI 1,2 veya daha büyük olmalıdır. Düşük Patojeniteli olanlar; Hafif solunum hastalığıdır, halsizlik ve yumurta veriminde düşme görülür. Diğer hastalıklarla ve kötü bakım ve idare ile daha şiddetli hastalık oluşturur.

Hastalığın etkeni nedir?

Hastalık etkeni Orthomyxoviridae familyasından Influenza gurubuna ait, tek sarmallı, RNA karakterinde genetik madde taşıyan Influenza A virusudur.

İhbarı mecburi bir hasatalık mıdır? Bildirimler nerelere yapılmaktadır.?

Evet, 3285 Sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu gereği bildirimi zorunlu bir hastalıktır. Bildirimler İl ve İlçe tarım müdürlüklerine yapılmaktadır.

Kanatlı işletmeleri kayıt altında mıdır?

Evet bütün kanatlı işletmeleri sürü bazında Bakanlığımızca kayıt altına alınmıştır.

Kuş gribi virusu dış ortamda ne kadar sürede yaşamaktadır?

Çevrede: Influenza virusları çevresel ortamda ve özellikle serin ve nemli koşullarda uzun zaman sürelerinde canlılıklarını korurlar. Dışkı materyalinde enfektivite 4 0C’de 30-35 gün, 20 0C’de 7 gün sure ile muhafaza olduğu, ayrıca Influenza virusları çok fazla su kuşlarının bulunduğu göllerden ve havuz sularından izole edilmiştir.

Karkaslarda: AI virüsü karkaslarda ortam sıcaklıklarında yalnızca birkaç gün canlılığını koruyabilirken buzdolabı sıcaklıklarında 23 güne kadar canlı kalır. Viremik safhada işlenen kuşlar virüs içeren kanları veya dışkı materyali ile diğer karkasları bulaştırırlar. Paketleme ve depolama sırasında oluşabilen damlama da enfekte karkaslardan kontamine olmuş olma ihtimalinden dolayı önemlidir.

Et ürünlerinde: 560C/3 saat, 600C/30 dak., inaktive olmaktadır.(OIE)

Merkez iç sıcaklığın 70 °C  ye ulaştığı bir prosedürde 1 saniyelik süre, HPNAI virüsünün kanatlı etinde inaktivasyonu için uygundur.(OIE ve WHO)

A.B.D Gıda ve İlaç  Kurumu (FDA) tarafıdan tüm tavuk ve tavuk ürünleri, yumurta dahil, her birinin merkezi iç sıcaklıklarının en az 83 dereceye ulaşana dek ve bu sıcaklıkta en az 2 dk. kalacak şekilde pişirilmesi önermektedir.

Kuş gribi en çok hangi hayvanlarda görülür?

Kanatlı İnfluenza virusları, bütün dünyada birçok evcil (hindi, tavuk, Beç Tavuğu, bıldırcın, sülün, kaz, ördek) ve yabani ( kuğu, kaz, ördek, martı, kutup martısı, bataklık kuşları) kanatlı hayvanlarda bulunmaktadır. Tavuk ve hindilerde İnfluenza‘ya bağlı ciddi hastalık problemleri yaşanırken, göç eden su kuşları özellikle de ördekler, diğerlerinden daha fazla virus saçarlar. İnfluenza virusları ayrıca kafes kuşlarından da tespit  edilmiştir (muhabbet kuşu, kanarya, papağan vs). Şu ana kadar yapılan tespitler neticesinde A tipi; insan, domuz, at, balina, mink, fok, Amerikan vizonu ve kedigillerde enfeksiyon oluşturur.

Kuş gribinde klinik belirtiler nelerdir?

Hasta hayvanlarda vücut ısısı yükselir, tüyler kabarır, iştahsızlık, depresyon, şiddetli ishal vardır.

Yumurta verimi şiddetle azalır ya da tamamen durur.

Hasta hayvanların göz kapakları kapanabilir, konjuktiva şişmiş ve kırmızı renktedir. Sakal ibik ve gözlerin çevresinde karakteristik olarak ödem ve siyanoz şekillenir. Ödem boyun ve göğüs bölgesine de yayılabilir. Solunum güçlüğü,  burun deliklerinden grimsi kanlı bir eksudat gelir.

Kitle halinde ani ölümler (% 100'e varan) meydana gelir.

Hastalanan hayvanlar 1-7 gün arasında çoğunlukla iki gün içerisinde ölürler. Akut dönemi atlatan hayvanlarda sinirsel belirtiler, inkoordinasyon, yürüyememe ve ayakta duramama gibi klinik bulgular gözlenir.

Hastalık kanatlı hayvanlardan insanlara geçer mi?

Hastalık bugüne kadar yalnızca, hasta kanatlılarla doğrudan ve yoğun ilişkide olan insanlara (çiftlik çalışanları, tavuk bakıcıları, horoz dövüşçüleri vb.) bulaşmıştır. Yoğun nüfusu olan yerlerde görülmüş olmasına rağmen, hastalıktan son on yılda 70 dolayında insanın ölmesi bunun önemli bir göstergesidir.

Bu konudaki endişeler, hastalıkla ilgili araştırmaların tamamlanmamış olmasından ve bazı teorik tıbbi tartışmalardan kaynaklanmaktadır.

Uzakdoğu’nun bu hastalıktan bu kadar geniş biçimde etkilenmesinin temel nedeni kümes hayvanlarının canlı olarak satılmasıdır. Bu bölgede hâlâ her gün binlerce kanatlı hayvan pazarlarda canlı olarak satılmakta ve insanlar bunları satın alıp evlerine götürmekte, bir süre besleyip daha sonra kesip yemektedirler.

Açıkta yetiştirilen kanatlıların hastalığın yayılmasında önemli bir etken olduğu doğru mu?

Kuş Gribi’nin görülme riskini artıran en önemli etmen açıkta yapılan kanatlı yetiştiriciliğidir. Göçmen kuşların yolları üzerinde bulunan ülkemizde bu şekilde yapılan yetiştiriciliğin bu hastalığın yayılmasına potansiyel olarak davetiye çıkardığı aşikardır.

 Entegre tesislerde, denetimli bir şekilde yapılan tavukçulukta ise bu risk yok denecek kadar azdır. Çünkü kümeslerin dışarıyla teması minumum düzeye indirilmiştir. Biyogüvenlik önlemleri alınmıştır. Hayvanlar her gün düzenli olarak veteriner kontrolünden geçmektedir. Mekanlar düzenli olarak dezenfekte edilmektedir. Herhangi bir hastalık durumunda kanatlıların kesimhaneye sevkiyatları yapılmaz ve bu hayvanlar hızlı bir biçimde itlaf edilir.

Evimizde beslediğim kanarya, muhabet kuşu, papağan türü kuşlara hastalık bulaşır mı veya bunlardan insana hastalık geçer mi?

Evde beslenen kuşlara hastalık bulaşmaz, çünkü bulaşma çoğunlukla enfekte (bulaşık) hayvan, yem, su ve eşyalarla temasla olmaktadır. Bu nedenle gerekli özen gösterilen ev kuşları hastalığa yakalanmadığı gibi insana da  bulaştırması söz konusu değildir. Ancak kuş gribinin görüldüğü ülkelerde unutulmamalıdır ki kanatlı hayvan pazarlarından uzak durmak en önemli koruma yollarından biridir.

 Açıkta yetiştirilen sağlıklı hayvanlar neden itlaf edilmektedir?

Hastalık görülen yere yakın olması ve riskli bölgede açıkta gezinen kanatlıların virustan olası etkileşimi göz önüne alınarak bu hayvanlar itlaf edilmektedir.

Sektör hangi önlemleri alıyor?

Modern çiftlikler, konusunda uzman veteriner hekimlerin kontrolü altındadır,

Modern çiftliklerdeki personel eğitimlidir, bu konulara karşı hassastır, 

Modern çiftlikler, genel olarak hijyene önem veriyor ve özel olarak ise, çiftliklerin dezenfeksiyonunda bu hastalığın virüsünde de etkili olan dezenfektanlar kullanıyor,

Her kümesin bakıcısı ayrı ve çalışanlar kümeslere özel olarak dezenfekte edilen ayrı bir ayakkabı ve tulumla giriyor, kümesten çıkarken de bu giysileri çıkarıyor,

Kümeslere ve çiftliklere ziyaretçi girişi kesinlikle yasaktır,

Taşıtlar kümeslere sokulmuyor, çok gerekiyorsa dezenfekte edilerek içeri alınıyor,

Kümeslerin dışı da içi kadar önemli olduğu için çevre de dezenfekte ediliyor ve özellikle taşıyıcı olabilecek kemirgenlerin kümeslere girişi engelleniyor,

Yem, ekipman ve suda da aynı hassasiyet gösteriliyor, hijyen kurallarına uygun olmayanlar kullanılmıyor,

Çiftlik veya kümeslerde alınan önlemler yeterli mi?

Bu konuda bir bilinç oluşmuş durumda. Ama diğer doğal afetlerde olduğu gibi insan hataları, ihmaller az da olsa olabilir. Herkesin, her kesimin bazı asgari kurallara uyması gerekiyor.

Diyelim ki her türlü önleme rağmen vakaya rastlandı. O zaman ne yapılması gerektiği biliniyor mu?

Bu konudaki en önemli husus, çiftliklerde, en ufak bir kuşku durumunda hemen gerekli tahlillerin yaptırılması ve en ufak bir şüphe halinde hemen o çiftliğin her türlü giriş/çıkışa kapatılarak, İl/ilçe tarım  Müdürlüğüne haber verilmesidir. Böyle bir durumda, içerdeki bütün hayvanların imha edilmesinden başka çare bulunmamaktadır. İmhanın nasıl yapılacağı, virüsün yayılmaması için neler yapılacağı Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından bütün ayrıntılarıyla üretici firmalara bildirilmiştir. Ayrıca üretici firmalarda çalışan veteriner hekimler ne yapılacağını gayet iyi bilir.

Tüketici tavuk yemeye devam edebilir mi?

Modern, entegre tesislerde yetiştirilen tavuklar risk altında değildir. Türkiye’deki üretimin çoğu da bu firmalar tarafından gerçekleştirilmektedir. Markalı, ambalajlı tavuk eti ve yumurtaların satın alınması bir çok gıda kaynaklı hastalıkların önlenmesi bakımından önemli olduğu gibi avian influenza dan da korunmayı sağlayan önemli bir araç olduğu unutulmamalı.

Kaldı ki iyi pişmiş tavukta virüs barınamamaktadır. Bu nedenle tüketicinin herhangi bir çekince duymasına gerek yoktur.

Tüketici yumurtayı yıkamalı mı?

Hayır tüketici yumurtayı yıkamamalıdır. Yumurtayı ellediği zaman sadece ellerini sabunlu su ile  yıkamalıdır.Yumurta yıkandığında porları açılır ve hastalık etmenleri daha kolay yumurtanın bünyesine girer.

Tavuk vebası virüsü kanatlı etinde mevcutsa soğutma veya dondurma ile öldürmek mümkünmüdür?

Hayır mümkün değildir. Soğutma veya dondurma yöntemleri etin tazeliğini koruduğu gibi bilinen bakteri ve viruslarıda korumaktadır.

Grip aşısı, Kuş Gribi’ni önlemede yeterli bir önlem olabilir mi?

Şu anda insanlara yönelik olarak hali hazırda uygulanmakta olan grip aşılarının Kuş Gribi virüsü H5N1’i önleyici herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak aşı geliştirme çalışmaları devam etmektedir.

Kanatlı dışkısı ile bulaşmış evimizin balkonunu, araç ve gereçlerimizi nasıl temizlemeliyiz?

Tek kullanımlık su sızdırmaz plastik eldiven takılarak sabun veya deterjanlı suyla temizlemeliyiz.

Evimizin balkonunda veya bahçemizde gördüğümüz ölü kanatlı vakalarında ne yapmalıyız?

Plastik vinleks/latex eldiven yada su sızdırmaz sağlam bir plastik poşet yardımıyla ölü kanatlı hayvan poşete konulurak ağzı sıkıca bağlanır. Eller en az yirmi saniye süreyle bol sabunlu su ile yıkanır.Bulaşık olması muhtemel çevre ve ekipmanlar çamaşır suyu ile dezenfekte edilir.

Tavuk Vebası (avian influenza,kuş gribi, HPAI) Hasatlığına Müdahale Eden Kendi Sağlığını Koruması  için Alması Gereken Tedbirler Nelerdir?

a)     Mihrak için ayrılmış banyo altyapısı bulunan tek bir oda tahsis edilmelidir

b)      Bu odalara girecek kişilerin kullanması için Avrupa Birliği EN 149:2001  standartlarında onaylanmış FFP3 solunum maskesi. Kişi bu maskeyi çalışmaya başlamadan önce yüz yapısına uygunluğunu test etmelidir.

c)     Hastalıktan şüpheli veya bulaşmanın muhtemel olduğu vakalara müdahale eden tüm personel sıvı geçirmez özelikte vucudu iyi saran tulum ve elli iyice kavrayan eldivenler kullanmalıdır

d)       El temizliğinde genel hijyen tedbirlerine özel bir önem verilmelidir.

e)     Kuş gribine yakalanmış veya bundan şüpheli hayvanlarla temas eden bütün çalışanların koruyucu gözlük kullanmaları gerekmektedir.

f)        Bütün hasta, ve hastalıktan veya bulaşmadan şüpheli hayvanlar ile tıbbi attıkların sızdırmaz tıbbı atık torba/çanta/konteynır lara konularak biogüvenlik tedbirleri kapsamında imha edilmesi gerekmektedir.

g)      Hastalık halinde çevreye bulaşma ihtimali olan mekanların Hypochlorite(formalin, iyot bileşikleride olabilir) ile  dezenfekte edilmesi gerekmektedir.

h) Hastalığa müdahele eden personelin çamaşırları hastalık bulaşanı olarak kabul edilmelidir.

ı) Tavuk vebası hastalığı çıkan bölgede “hasta veya ölmüş hayvanlarla” temasta olanlardan “bu hayvanları yemleyen, sulayan, atıklarını ve barınaklarını temizleyenlerle, gerekli korunma tedbirlerini almadan hayvanların itlafında veya ölü hayvanların bertaraf edilmesinde görev yapanlar” Mutlaka İl Sağlık Müdürlüklerine müracatı sağlanmalıdır.

 

 

Tüm hakları www.gelibolutarim.gov.tr 'a aittir.©2008